Açık derslik modeli 20. yüzyılın başından bu yana gelişmiş eğitim sistemlerinde kullanılan bir derslik biçimidir. Çocukların özgür ve demokratik bir ortamda eğitim görmesinin öğrenmeyi kolaylaştırdığı hipotezine dayalı olarak uygulanmakta olan bu model günümüz Türkiye’sinde ne yazık ki yaygın değildir.

Dört tarafının da duvarla kapalı olduğu, kapısının kapatılmasıyla da dışarıyla ilişkisinin tamamen sınırlandırıldığı bir derslik modelinde öğretmen merkezli olmak kaçınılmazdır.

Ülkemizdeki okullarda bütün öğrenciler yerlerinde oturuyor ve ses çıkmıyorsa, bu durum önemli bir disiplin ve kaliteli öğretmen göstergesi olarak algılanmaktadır. Bu nedenle öğretmenler sık sık “ayakta gezinme çocuğum, otur yerine, beni dinle” cümleleri çok sık duyulur. Örneğin başta Finlandiya olmak üzere gelişmiş eğitim sistemlerinde durum tam tersidir. Yine gelişmiş eğitim sistemlerinde bir sınıftan hiç ses çıkmıyorsa, öğrenciler sıralarında oturuyor ve hiç kalkmıyorlarsa o öğretmen soruşturmaya alınıyor.

Düş Bilginleri Anaokulunda açık derslik modelinde tam olarak öğretmen merkezli bir sınıf yönetimi anlayışı bulunmamaktadır. Çocukların hep birlikte etkinlik yapması özendirilmektedir.

MEB, her ne kadar 2006 yılından itibaren Constructivist (yapılandırmacı) eğitim felsefesini eğitim programlarında uygulamaya başlasa da günlük işleyişte gerek anaokullarında gerekse daha üst eğitim düzeylerinde öğretmenlerin yönlendirmesine, komutlara ve katı bir disipline dayalı sınıf yönetimi anlayışı hakimdir. Bu durum özellikle okulöncesi dönemdeki çocukların okul fobisi yaşamalarına; sonuçta bu fobiyi tüm eğitim düzeylerinde özellikle de ilkokul ve ortaokulda da yaşamalarına neden olmaktadır.

Düş Bilginleri Beylikdüzü Anaokulu, bu konuda yapılan bilimsel araştırma sonuçlarından yararlanarak Türkiye’de ilk defa açık derslik modelini ve dışarıdan disiplin yerine “öz denetim” ve “sorumluluk” kazandırma amaçlı yöntemler kullanmaktadır. Bu açıdan Türkiye’de bu akımın öncüsü durumundadır.