Sağlıklı Baba-Çocuk İlişkisi

Sağlıklı Baba-Çocuk İlişkisi
Değerli Anne – Babalar;
Cinsiyete dayalı iş bölümünün ortaya çıktığı ilk çağ toplumlarından bu yana anne ve babanın toplumsal rolleri ayrışmıştır. Bu ayrışma toplumdan topluma değişiklik göstermiştir. Örneğin kadının karar almada baskın olduğu toplumlarda baba ev işleriyle ilgilenen konumdayken babanın “para kazanan” ve “ekonomik olarak güçlü” olduğu toplumlarda ise anne ev işlerine yoğunlaşmıştır. Günümüzde babalık rolü, tıpkı annelik gibi çocuğa sahip olmayı istemekle başlar. Baba adayının çocuğuyla kuracağı ilk iletişimi, annenin hamilelik döneminde eşine yardımcı olmasıyla gelişir. Hamileliğin her aşamasını takip etmek, bebeğe hazırlık aşamasında anneye psikolojik destek vermek, bebeğin gelişimini takip etmek, doktor kontrollerinde bulunmak bu role hazırlığın önemli adımlarıdır. Babanın doğumdan sonra da bebeğin ihtiyaçlarının karşılanmasında anneye yardımcı olması da bebekle fiziksel, sosyal ve psikolojik etkileşimin oluşumu açısından önemlidir. Yapılan araştırmalarda babaların bebekleriyle beden temaslarının olması ve onlarla düzenli olarak oyun oynamasının çocuk üzerinde olumlu sonuçlarının olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.
Çocukların Kişilik Gelişiminde Babanın Rolü
Etkin bir baba rolü çocukların her türlü gelişimlerine olumlu etki etmektedir. Babanın çocuğu ile ilişki kurma biçimi çocuğun kişiliğini etkiler. Örneğin aşırı otoriter tavır ve ilgisizlik çocukların utanç, çekingenlik gibi kişilik özellikleri geliştirebilmelerine neden olabilmektedir. İlgili ve sevgi dolu bir tavır ise çocukların sosyal uyum yeteneklerinin artmasına, liderlik özellikleri geliştirebilmelerine etki edebilmektedir. Babanın sağlıklı bir otorite sağlayamadığı, disiplinsiz ve aşırı hoşgörülü bir tutum ise çocukların bazı uyum ve davranış bozuklukları yaşama olasılığını artırabilmektedir. Babanın çocuk üzerindeki en önemli rollerinden biri de çocuğun psiko-seksüel gelişimi üzerindeki etkileridir. Kız ve erkek çocukların doğuştan getirdikleri kendi cinsiyet rollerine ait özellikleri ancak sağlıklı modellerin izlenmesi ve taklit edilmesi yoluyla gelişebilmektedir. Babanın aile içindeki tavrı, fonksiyonu, çocuğuyla kurduğu yakın, açık ve güvenli bir ilişki, özellikle erkek çocuğun baba ile özdeşleşmesini kolaylaştırmakta ve kendi cinsiyet rolünü geliştirmesine yardımcı olmaktadır. Erkek çocuklar taklit edebilecekleri ya da yakın ilişki kurarak özdeşleşebilecekleri model bulamadıklarında kendi kimlik gelişimleri bu durumdan olumsuz etkilenebilmektedir. Aynı şekilde kız çocuklar için de babanın rolü, karşı cinsi anlaması, kendine güven geliştirebilmesi açısından önem taşımaktadır. Babayla iletişimde bulunarak erkeklere nasıl tepkide bulunacaklarını ve erkeklerin kendi cinsiyetlerine nasıl tepkide bulunduklarını öğrenmektedir. Yetersiz baba modeli ya da baba yoksunluğu kız çocukları özellikle ergenlik döneminde etkilemektedir.
Baba ve Disiplin
Her okulun olduğu gibi her anne-babanın disiplin anlayışı da farklıdır. Sadece tek taraflı konulan kuralların takip edilmesinin istendiği klasik disiplin anlayışı yerine kuralların birlikte konulduğu ve her bireyin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalıştığı bir anlayış daha önemlidir. Babanın çocuğu ile ilişkisinde bu ikincisini temel yaklaşım olarak belirlemesi ilişkinin gücünü artıracaktır. Anneler genelde çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmekte, bu durum stresin artmasına neden olduğundan birlikte belirlenen kuralların takip edilmesinde annenin tutarlı davranmasını engelleyebilmektedir. Bu noktada babanın sadece kızan, bağıran, otoriteyi temsil eden, kendisinden korkulan ve tehdit unsuru olarak kullanılan rolde olması sıkça rastlanılan bir durum olmaktadır. Oysa bu tutum hem çocukların yeterince sorumluluk sahibi olmamalarına neden olmakta hem de babaya iletişimden uzak bir rol verilmiş olmaktadır. Bunun yerine annenin de babanın da belli esneklikleri bulunan, mümkün olduğunca ortak sorumluluk ilkeleriyle yaklaşmaları gerekmektedir. Daha az zaman geçirmiş olmak kuralların tutarlılık içinde uygulanması konusunda zaman zaman babalar için avantaj oluşturmaktadır. Ama bu avantajı babayı korku objesine çevirerek dezavantaja dönüştürmemek gerekir. Disiplin oluşturulurken çocukların duygularının değil, davranışlarının kısıtlanması ya da başka deyişle istenmeyen ve uygun olmayan davranışların uygun olanlarıyla değiştirilmesi esas olmalıdır. Babalar bu noktada daha çok istenmeyen davranışı vurgularlarsa, çocuklar da kendilerini hep olumsuz davranışları olan, istenmeyen, sorun yaratan çocuk olarak algılayabilmektedirler. İstenmeyen davranışları değiştirirken sadece sorun olan davranışları vurgulamak yerine olumlu davranışın ne olduğunu belirtmek, olumlu davrandığı takdirde sonucun ne olacağını belirtmek daha etkili olmaktadır ve çocuğun olumsuz benlik algısı geliştirmesi riskini de ortadan kaldırmaktadır. Ödül mutlaka maddesel bir şey olmak zorunda değildir. Hatta maddesel ödüller yerine davranışsal veya sözle ödüller kullanılması daha fazla tercih edilmelidir. Sözel ödüller, çocuğu olumlu davranmaya motive ettiği gibi kendisini algılamasını da olumlu yönde etkileyecektir.
Zaman Ayırmak mı Hediyeler Almak mı?
Babaların bazen çocuklarıyla yeterince zaman geçirememeleri ve onlarla yeterince ilgilenemediklerini düşünmeleri onlara aşırı hediye (oyuncak, tablet vb.) almak için bir neden olabilmektedir. Özellikle babanın aşırı hediye alması çocuklardaki beklentiyi o kadar çok artırır ki bir süre sonra baba eve geldiğinde çocuğun ilk sorduğu soru “Baba bana ne getirdin?” olacaktır. Baba bir şey getirmediğinde ise çocuklar hayal kırıklığı yaşamaya başlayacaklardır. Hediye almak ve vermek tabii ki hem çocuklar hem de yetişkinler için güzel duygular doğurur. Ancak sürekli hediye almak ve hediye beklentisi içinde olmak çocuklarda doyumsuzluğa, tüketim alışkanlığına, sahip olduklarından memnun olmama duygusuna ve beklentilerin sürekli artmasına yol açabilmektedir. Aslında bu durum baba ile çocuk arasında gerekli olan duygusal yakınlığın yerini de almaya başlayabilir. Bu nedenle her gün bir oyuncak getirmek yerine çocuğuyla, çocuğunun kurduğu oyunlarda aktif biçimde oynamak, onunla 5-10 dakika sohbet etmek, o günün nasıl geçtiğinden söz etmek, çocuklar için de babalar için de çok daha gereklidir.
İstenen Baba-Çocuk İlişkisi Nasıl Kurulabilir?
1. Çocuğun doğumundan itibaren onun bakımında (besleme, uyutma, banyo yaptırma, giydirme vb) anneye yardımcı olmak sağlıklı baba – çocuk ilişkisinin başlamasını sağlar.
2. Çocukla oyun oynama ya da birlikte bir etkinlikte bulunma (alışveriş yapma, balık tutma, oyuncaklarla oynama, parkauuuuuuuuuuuhk gitme, sinemaya gitme vb…) sağlıklı bir ilişki için vazgeçilmezlerden biridir.
3. Babanın çocuğunu övmesi, onun olumlu özelliklerinden söz etmesi çocuk için son derece önemlidir. Ancak övgü gerçekten hak edilmiş ve samimi olmalıdır.
4. Baba çocuk için sürekli “meşgul ve yorgun” olan bir birey olmamalıdır. Çocuk istediğinde babaya ulaşabilmeli, baba eve geldiğinde yorgunluğunu çocuklarıyla birlikte çıkarabilmenin yollarını denemelidir.
5. Çocukların özel günleri babalar için iyi bir fırsattır. Çocuğun okulda bir gösterisinde, doğum gününde ve diğer etkinliklerinde yanında olmak baba – çocuk ilişkisini pekiştirecektir.
6. Baba çocuk arasında korkuya dayalı bir disiplin olmamalıdır. Çocuk için babasıyla rahat ve açık bir ilişki kurabilmesi önemlidir. Kuralsız, sınırsız ve kontrolsüz bir disiplinin de çocuk üzerindeki olumsuz etkileri göz ardı edilmemelidir.
7. Baba çocuk arasında iyi iletişim kurulması da önemlidir. Çocuğun tıpkı annesiyle olduğu gibi babasıyla da yakın ve sıcak ilişki kurabilmesi ve üzüntüsünü ve mutluluğunu paylaşabilmesi gereklidir. Babasının kendisinden uzak olduğunu hisseden çocuklar babalarıyla aralarında bir mesafe olması gerektiği mesajını alırlar ve bu durum onların ihtiyaç duyduklarında gerekli desteği talep etmeleri konusunda çekingen kalmalarına neden olabilmektedir.
8. Babaların da tıpkı anneler gibi çocuklarını her koşulda (başarılarında, başarısızlıklarında) sevdiklerini hissettirmeleri, çocuklarının kendi hayatlarındaki önemini her zaman göstermeleri, sağlıklı bir güven gelişimi için çok önemlidir. Karşılıklı sevgi saygının var olduğu, güven duygusunun pekiştirildiği ve olumlu ilişkilerin kurulduğu aile ortamlarında yetişen çocukların kendisine, ailesine ve topluma sağlayacağı katkının çok fazla olacağını unutmayınız.
Babalar gününüz kutlu olsun.
Dr. Yüksel Yeşilbağ
Düş Bilginleri Akademisi Beylikdüzü Anaokulu